Üç Kritik Başlık: Çocuk Suçları, Bakanların Çift Maaşı ve Gezi Kararı!
Antakya Gündem

Üç Kritik Başlık: Çocuk Suçları, Bakanların Çift Maaşı ve Gezi Kararı!


05 August 20255 dk okuma18 görüntülenmeSon güncelleme: 29 August 2025

Bir görüşe göre, birlikte hareket etmek başlı başına bir zaferdir. İnsanların aynı hedef uğruna, aynı bilinçle ve aynı iradeyle yola çıkabilmesi; sadece bir araya gelmek değil, aynı zamanda ortak bir aklı ve vicdanı paylaşmak anlamına gelir. Bu yüzden, böyle bir birlik sağlandığında kutlamak gerekir. Fakat bu noktaya ulaşmak kolay değildir. Bilerek ve görerek, farkındalıkla ve kararlılıkla hareket edebilmek için ciddi bir emek ve çaba gerekir. Unutmamalıyız ki; bu çaba, geleceği şekillendirecek olan temel taştır.

Çocuk Suçları Alarm Veriyor!

Geleceğimizin en kıymetlileri olan çocuklar ne yazık ki giderek daha fazla suça sürükleniyor. Son veriler, suça karışan çocukların %40’ının yaralama, %16’sının hırsızlık, %8’inin ise uyuşturucu kullanma nedeniyle ceza aldığını gösteriyor. Bu rakamlar yalnızca kuru istatistikler değil; toplumsal yapımızda derin bir çöküşün göstergesi. Bu nedenle çocukların hangi alanlarda, nasıl ve neden suça karıştığını görmek, anlamak ve ona göre önlem almak zorundayız. Aksi takdirde sadece bugünü değil, yarını da kaybetmiş oluruz. Bu gerçekleri görerek hareket etmek artık bir seçenek değil, bir zorunluluktur.

Bakanların Tartışmalı Ek Ödemeleri

Gündemin diğer bir başlığına geçelim. Atlar koşarken bakan yardımcıları kazanıyor deniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı kurulda görevli dört bakan yardımcısının, yarış atlarıyla ilgilenmeleri karşılığında ek ücret aldığı ortaya çıktı. Eğer bu bilgiler doğruysa, bu konu ile ilgili herhangi bir uzmanlıkları olmadan çifte maaş almaları ciddi bir ahlaki tartışmayı beraberinde getiriyor. Devlet makamlarında görev yapan kişilerin, kamusal sorumluluklarını şahsi kazançlara dönüştürmesi kabul edilemez.

Gezi Tutuklusuna Yeniden Yargılanma Yolu

Bir başka önemli gelişme ise üç yıl üç ay gibi uzun bir sürenin ardından gelen bir yargı kararıyla ilgili. Anayasa Mahkemesi, Gezi tutuklusu Tayfun Karaman’ın adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Buna göre Kahraman Gezi davasında yeniden yargılanacak. Karar oy çokluğuyla alındı. Bu karar, gecikmiş bir adaletin sembolü olsa da yine de umut verici. Çünkü her ne kadar geç gelse de, hakikatin ve hukukun bir gün tecelli edebileceğini gösteriyor. Adalet, geç de olsa geldiğinde onarıcı olabilir; yeter ki bu direniş hiç bitmesin.

Çocuklardan bakanlara, oradan adalet arayışındaki bireylere kadar uzanan bu üç ayrı başlık aslında birbirinden kopuk değil. Hepsi birer direnme biçimini anlatıyor. Biri hayatın en savunmasız olan kesimini korumamızı ve kollamamızı, diğeri kamusal sorumluluğu olanları sorgulamamızı, bir diğeri ise hukuk mücadelesini bırakmamamız gerektiğini bize anlatıyor. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün, ama şimdilik bunlarla yetinelim. Eğer bu gerçekleri görerek, anlayarak ve ders alarak hareket edersek, gelecekte karşımıza çıkacak başka sorunları da aynı bilinçle karşılayabiliriz. Ve belki de, olumsuzlukları olumluya çeviren bir topluma doğru ilerleyebiliriz. Çünkü mutlu gelecekler, farkındalıkla kurulur.